Ana içeriğe atla

Domuz Gribi

Dunya saglik orgutunun yaptigi son aciklamaya gore simdiye kadar gorulen domuz gribi vakasi 787 kisi, supheli kisi sayisi ise 2500 kisi ve goruldugu ulke sayisi 17, eger ki bir an once onlem alinmazsa 7.5 milyon kisinin tehdit altinda oldugunu acikliyorlar.

Peki nedir bu domuz gribi?

Domuz gribi, normalde domuzlarda görülen A tipi grip virüsünün yol açtığı bir solunum hastalığı olarak biliniyor ve bu hastalık hızla yayılabiliyor.

Belirtileri neler?

Domuz gribinin en önemli belirtilerinin üşüme ve titremeyle nükseden 38 derecenin üzerine çıkan yüksek ateş, göz çukurlarında da hissedilen şiddetli baş ağrısı, ileri derecede kas ve eklem ağrıları, bitkinlik şeklinde sıralanırken, soğuk algınlığından farklı olarak belirtilerin yavaş yavaş değil, birdenbire ortaya çıktığı ve daha fazla ateşlenmeye yol açtığı bildirildi.Soğuk algınlığıyla karıştırmamak gerekiyor. Soğuk algınlığı yavaş yavaş gelişir, ateş çok yüksek değildir, burun akıntısı ön plandadır. Kas ve eklem ağrıları olsa bile ileri derecede bitkinlik görülmez.”

Nasil Bulasiyor?

Domuz etinin yenmesiyle domuz gribi virüsü bulaşmıyor. Virüs solunum yoluyla bulaşıyor.

Hasta insanların öksürük ve aksırığıyla havaya birçok damlacık saçıldığını, konuşurken 200-300, öksürürken 4 bin damlacığın havaya karıştığını kaydeden Prof. Dr. Büke, ”virüsü taşıyan kişi öksürüp hapşırırsa, 4 metreye kadar hiç temas etmeseniz bile size bulaşabiliyor. Havaya saçılan partiküller havada uzunca bir süre kalabiliyor ve bunların solunmasıyla solunum yoluyla kişiye geçiyor” şeklinde konuştu.

Bunun dışında öksürük ve hapşırık sırasında mikrobun göz mukozasına yerleşerek de hastalığın bulaştığını belirten Prof. Dr. Büke, ”yine eller, yakın temas çok önemli. Bu nedenle hasta kişilerin mutlaka izole edilmesi, toplu bulunulan yerlerden uzak durması, maske takması lazım. Mutlaka sık sık ellerin yıkanması gerekiyor” dedi.

Dilerim ki kimseler bu rahatsizliga yakalanmadan ortadan kalkar kaybolur gider, Allah herkesi korusun.


Yorumlar

Yaşamkafe dedi ki…
Allah yardımcımız olsun Göknur..Musibet üstüne musibet yaşıyoruz,bunların vardır bir hikmeti diye düşünüyorum...
Unknown dedi ki…
vallahi haklisin, Allah uyario uyariyo ama anlayan cikmiyo malesefki hersey guzel ve hayirli olur insallah

Bu blogdaki popüler yayınlar

Veee Bu Blogumda ki Ilk Mimim :)

1) Yıl sonunda zengin olmak koşulu ile bir yıl boyunca her gece kabus görmek ister miydiniz ? Cevap : Ben kabus gormekten cok korkarim, uykumda yada gercek hayata kabus adiyla adlandirdigim olaylari yasayinca cok huzursuz olurum, zenginlik miktarina gore belki 1 yil korkularimla yuzlesirdim:) bu miktar az ise hicte sagligimdan olamam dogrusu :) 2) Kör olma ve sağır olmak arasında nasıl bir seçim yapardınız ? Cevap : Keske elimde imkanim olsa da tum bu organlarini yitirmis yada sorunlar yasayan kisilerin sagliklarini geri verebilseydim, Ne kor olmak isterdim ne sagir elbette ki ama Allah' im kaderime de yazmissa bunu bu secimin ustune tek laf edemezdim. Insanin sevdiklerini, hayatini gorememesi de duyamamasi da cok buyuk aci olsa gerek... 3) Öleceğiniz anı bilmek ister miydiniz ? Cevap : Ondan sonra oturup bir kosede kusup hayata olumumu bekleyeyim dimi? Bazi seylerin gizemini korumasi daha guzeldir, bilmek istemezdim ama Allah' imin diledigi sekilde yasayip ona yakisir sekilde...
ANAOKULU ÖĞRENCİLERİ İLE GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ KOKULUTAŞ ÇERÇEVE ETKİNLİĞİMİZ.... MİNİK USTALARLA GEÇİRİLEN BİR GÜN ÇOK EĞLENCELİ VE BAŞARILI..